Ofis Çalışanları İçin Beslenme: Masa Başında Geçen Saatlerin Hikâyesi

Sabah dokuzda bilgisayarı açıyorsunuz ve bir sonraki kez kafanızı kaldırdığınızda saat öğleden sonra ikiyi gösteriyor. Masanızda soğumuş bir çay, yarım kalmış bir kurabiye, ekranda bekleyen onlarca bildirim. Ofis hayatı, fark etmeden saatlerce oturduğumuz, yemeği de çoğu zaman işin arasına sıkıştırdığımız bir düzen yaratır. Hareketsizlik, kesintisiz ekran dikkati ve ortak alandaki ikramlar bir araya geldiğinde beslenme ikinci plana düşer. Bu yazı masa başı çalışanların gününe birkaç küçük ama etkili dokunuş öneriyor.

Klavyenin yanında yenen öğle yemeği

Ekrana bakarak yemek yemek, ne kadar yediğinizi ve ne zaman doyduğunuzu fark etmeyi zorlaştırır. Beyin tokluk sinyalini almak için yemeğe dikkat etmeye ihtiyaç duyar; dikkatin işte olduğu bir öğün ise kısa süre sonra yeniden acıkmanıza neden olur. Öğle arasında masadan kalkmak, bir arkadaşla ya da tek başınıza başka bir yerde yirmi dakika geçirmek, hem sindirimi hem de öğleden sonraki verimi olumlu etkiler. Mola vermek tembellik değil, günün ikinci yarısına yapılan bir yatırımdır.

Ortak mutfaktaki ikramlarla barışmak

Doğum günü pastaları, bayram sonrası getirilen tatlılar, toplantı masasındaki kurabiyeler ve her zaman dolu olan şeker kâsesi, ofislerin vazgeçilmez manzarasıdır. Bunlara her seferinde hayır demek hem zordur hem de sosyal olarak yorucu olabilir. Bunun yerine ikramlardan küçük bir parça alıp tadını çıkarmak, şeker kâsesini kendi masanızdan uzak bir yere koymak ve çekmecenizde kendi seçtiğiniz atıştırmalıkları bulundurmak, dengeyi korumanın pratik yollarıdır. Böylece hem sosyal ortama katılır hem de günün geri kalanını kontrol altında tutarsınız.

Öğleden sonraki enerji düşüşü

Öğle yemeğinden bir iki saat sonra gelen ağırlık ve dikkat dağınıklığı, ofis çalışanlarının en sık yakındığı durumlardan biridir. Bu düşüş çoğu zaman beyaz ekmek, pilav ve hamur işi ağırlıklı bir öğle yemeğinin ardından gelir. Öğle tabağında protein, sebze ve tam tahılı dengelemek, bu düşüşü belirgin biçimde azaltır. Düşüş geldiğinde ise ikinci kahve ya da tatlı yerine kısa bir yürüyüş, bir bardak su ve bir meyve, zihni tazelemek için daha etkili bir kombinasyondur.

Hareketi gün içine serpiştirmek

Uzun süre oturmak, düzenli spor yapan kişilerde bile metabolizmayı olumsuz etkileyebilir. Bu yüzden gün içinde küçük hareket fırsatları yaratmak önemlidir: Her saat başı kalkıp birkaç dakika dolaşmak, asansör yerine merdiveni kullanmak, telefon görüşmelerini ayakta yapmak, öğle arasında kısa bir yürüyüşe çıkmak. Çanakkale gibi merkezin yürünebilir mesafelerde olduğu bir şehirde işe yürüyerek ya da bisikletle gitmek, hareketi zahmetsizce güne katmanın en doğal yoludur.

Mesai bittikten sonraki akşam

Ofiste uzun ve yoğun geçen bir günün sonunda eve dönerken insan genellikle hem aç hem de yorgun olur. Bu iki durumun birleşimi akşam saatlerinde aşırı yemeye zemin hazırlar. Öğleden sonra saat dört civarında küçük bir ara öğün yapmak, akşam yemeğine midenizde derin bir boşlukla oturmanızı engeller. Eve döndüğünüzde hemen mutfağa yönelmek yerine üzerinizi değiştirip birkaç dakika soluklanmak da işten eve geçişi yumuşatır ve akşam yemeğini daha sakin bir zihinle yemenizi sağlar.

Beslenme danışmanlığının diğer yönleri Çanakkale beslenme uzmanı sayfasında ele alınıyor.